Bir davada, davacı tanıklarının beyanları ile davalı tanıklarının beyanları arasında tam bir çelişki bulunmaktadır. Mahkeme, HMK m. 261 uyarınca tanıkları yüzleştirmeden ve bu çelişkiyi gidermeye yönelik başka bir araştırma yapmadan, sadece bir tarafın tanıklarına itibar ederek karar verebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81026

Hayır, veremez. Mahkemenin, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermeden, hangi tarafın tanıklarına neden üstünlük tanıdığını gerekçelendirmeden karar vermesi, 'eksik inceleme' ve 'yetersiz gerekçe' nedeniyle Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde bozma nedeni sayılmaktadır. Tanık beyanları takdiri delil olup, hakim bu delilleri serbestçe değerlendirir. Ancak bu serbesti, keyfilik anlamına gelmez. Birbiriyle tamamen çelişen iki tanık grubundan birini diğerine tercih ederken, bu tercihini dosyadaki diğer delillerle (belge, bilirkişi raporu vb.) desteklemek ve gerekçelendirmek zorundadır. Eğer dosyadaki diğer deliller de çelişkiyi çözmeye yetmiyorsa, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü gereği, çelişkiyi gidermek için ek delillere başvurması gerekir. HMK m. 261'de düzenlenen 'yüzleştirme', bu durumda başvurulması gereken en önemli araçlardan biridir. Mahkeme, çelişkili beyanda bulunan tanıkları aynı anda duruşmaya çağırarak onlara karşılıklı soru sormalı ve beyanlarındaki tutarsızlıkları gidermeye çalışmalıdır. Bu usule başvurmadan, soyut bir şekilde 'davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmiştir' demek, kararı denetime elverişsiz kılar ve adil yargılanma hakkını zedeler. (Bkz. Yargıtay 16. HD, 2018/171 K.)