İnternet dolandırıcılığı suçunda (TCK m. 158/1-f), etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümlerinin uygulanabilmesi için zararın 'tamamen' giderilmesi şartı, mağdurun uğradığı dolaylı zararları (örneğin, parayı temin etmek için çektiği kredinin faizi) kapsar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #81002

Bu konu doktrinde ve uygulamada tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi, TCK m. 168'deki 'zarar' kavramını dar yorumlamak yönündedir. Etkin pişmanlıkta giderilmesi gereken zarar, kural olarak 'suçun konusunu oluşturan' doğrudan ve net zarardır. İnternet dolandırıcılığı suçunda bu, failin hileli eylemlerle mağdurdan aldığı para veya malın kendisidir. Mağdurun bu parayı temin etmek için çektiği kredinin faizi, bu süreçte yaşadığı manevi sıkıntı, avukat masrafı gibi 'dolaylı' veya 'munzam' zararlar, TCK m. 168 kapsamında giderilmesi zorunlu olan zararın kapsamına dahil edilmez. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1) **Ceza Hukukunun Dar Yorumlanması:** Ceza hukukunda sanık lehine olan hükümler geniş, aleyhine olanlar dar yorumlanır. Etkin pişmanlık lehe bir hüküm olsa da, 'zarar' kavramını geniş yorumlamak, sanığın bu haktan faydalanmasını zorlaştıracağı için aleyhe bir sonuç doğurur. 2) **Hukuk-Ceza Ayrımı:** Dolaylı zararlar, genellikle özel hukuk (Borçlar Hukuku) alanına giren tazminat taleplerinin konusudur. Mağdur, bu tür zararları için ayrıca bir hukuk davası açabilir. Ceza yargılamasındaki etkin pişmanlık, suçun doğrudan sonucunu ortadan kaldırmayı hedefler. Dolayısıyla, fail, dolandırdığı ana parayı ve eğer işlemişse yasal faizini ödediğinde, zararı 'tamamen' gidermiş sayılır ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Mağdurun diğer dolaylı zararları, bu indirimin uygulanmasına engel teşkil etmez.