İş Kanunu'nun 17. maddesi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinde ihbar süresi öngörürken, belirli süreli iş sözleşmeleri için böyle bir düzenleme getirmemiştir. Bu durumun hukuki gerekçesi nedir? Belirli süreli bir iş sözleşmesinin süresinden önce haksız olarak feshedilmesi durumunda, işçi ihbar tazminatı talep edebilir mi?
Bu durumun hukuki gerekçesi, sözleşme türlerinin doğasındaki farklılıktır. - **Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi:** Bu sözleşmelerde, taraflar sözleşmenin ne zaman sona ereceğini başlangıçta bilmezler. Fesih bildirimi ve ihbar süresi, taraflardan birinin sözleşmeyi sona erdirme iradesini karşı tarafa önceden bildirerek, ona yeni bir iş (işçi için) veya yeni bir çalışan (işveren için) bulma imkanı tanımayı amaçlar. Yani ihbar süresi, belirsizliğin getirdiği ani bir durumla karşılaşmayı önleyen bir güvencedir. - **Belirli Süreli İş Sözleşmesi:** Bu sözleşmelerde ise, taraflar sözleşmenin ne zaman sona ereceğini en başından itibaren bilirler. Sözleşme, belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. Taraflar zaten sona erme tarihini bildikleri için, ayrıca bir bildirimde bulunmalarına ve bir hazırlık süresine (ihbar süresi) ihtiyaçları yoktur. Bu nedenle, belirli süreli bir iş sözleşmesi süresinin sonunda kendiliğinden sona erdiğinde ihbar tazminatı gündeme gelmez. Ancak, belirli süreli bir iş sözleşmesi, süresi dolmadan önce taraflardan biri tarafından 'haksız olarak' feshedilirse, durum değişir. Bu durumda işçi, ihbar tazminatı değil, ama TBK hükümlerine göre (veya sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart) bir tazminat talep edebilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu durumda işçi, sözleşme süresinde bitseydi elde edeceği 'bakiye süre ücretini' talep edebilir. Bu, ihbar tazminatından farklı, sözleşmenin haksız feshinden doğan bir tazminattır. Yani, işçi ihbar tazminatı alamaz ama bakiye süre ücreti alabilir.