HMK Madde 329'da belirtilen 'diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir' hükmü, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) ile belirlenen nispi veya maktu vekalet ücretinden farklı mıdır? Bu hükmün uygulanabilmesi için, davada haklı çıkan tarafın vekiliyle yaptığı 'akdi vekalet ücreti sözleşmesi'ni mahkemeye sunması gerekir mi?
Evet, HMK m. 329'da belirtilen vekalet ücreti, AAÜT'ye göre hükmedilen yasal vekalet ücretinden tamamen farklıdır. AAÜT uyarınca hükmedilen vekalet ücreti, yargılama giderlerinin bir parçasıdır ve davanın değeri veya konusuna göre maktu ya da nispi olarak resen hesaplanır. Bu, davanın kaybeden tarafından kazanan tarafa ödenen, standartlaştırılmış bir ücrettir. HMK m. 329'daki vekalet ücreti ise, kötü niyetli veya haksız dava açan tarafa yönelik 'özel bir yaptırım' niteliğindedir. Bu ücret, haklı çıkan tarafın kendi vekiliyle serbestçe anlaştığı 'akdi (sözleşmesel) vekalet ücreti'ni ifade eder. Bu hükmün uygulanabilmesi için, haklı çıkan tarafın, vekiliyle yaptığı yazılı avukatlık ücret sözleşmesini mahkemeye sunması ve bu sözleşmede belirtilen ücretin ödenmesini talep etmesi gerekir. Mahkeme, bu sözleşmeyi inceleyerek, talep edilen miktarın fahiş olup olmadığını denetler. Fahiş bulursa, kendisi hakkaniyete uygun bir miktar takdir eder. Fahiş bulmazsa, sözleşmedeki ücretin tamamının veya bir kısmının karşı taraftan tahsiline karar verebilir. Kısacası, AAÜT vekalet ücreti bir yargılama gideri iken, HMK m. 329 vekalet ücreti, kötü niyetin bir yaptırımı olarak akdi vekalet ücretinin tazmin edilmesidir.