Bir idari işlemin iptali davasında, dava açma süresi geçtikten sonra, davacının aynı işleme karşı 'tam yargı davası' açarak tazminat talep etmesi mümkün müdür? İptal davası ve tam yargı davası için öngörülen dava açma süreleri arasındaki ilişkiyi ve İYUK m. 12'nin bu konudaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80983

Bu sorunun cevabı, tam yargı davasının kaynağına göre değişir. İdari davalarda dava açma süreleri kamu düzenindendir ve süre geçtikten sonra dava açılamaz. İptal davası için genel süre, işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür (İYUK m. 7). 1) **İşlemin Kendisinden Doğan Zarar İçin Tam Yargı Davası:** Eğer tam yargı davası, doğrudan doğruya hukuka aykırı olduğu iddia edilen idari işlemin kendisinden kaynaklanan bir zararın tazmini için açılıyorsa, bu dava da kural olarak iptal davasıyla aynı 60 günlük süreye tabidir. Davacı, bu süre içinde ister sadece iptal, ister sadece tam yargı, isterse ikisini birlikte açabilir. Eğer bu 60 günlük süreyi kaçırmışsa, artık ne iptal davası ne de doğrudan o işlemden kaynaklanan bir tam yargı davası açabilir. 2) **İptal Kararının Uygulanmasından Doğan Zarar İçin Tam Yargı Davası (İYUK m. 12):** Ancak, İYUK m. 12, özel bir durum düzenler. Buna göre, davacı önce süresi içinde iptal davası açar ve bu davayı kazanırsa, iptal kararının idare tarafından uygulanması (veya uygulanmaması) gibi 'yeni bir işlem veya eylem' nedeniyle bir zarara uğrarsa, bu zararın tazmini için ayrı bir tam yargı davası açabilir. Bu davanın süresi, iptal kararının tebliğinden veya idarenin icrai eyleminden itibaren yeniden başlar. Özetle, iptal davası için dava açma süresi kaçırıldıysa, artık o işlemin hukuka aykırılığına dayanarak doğrudan bir tam yargı davası açılamaz. Ancak, süresinde açılan bir iptal davası sonucunda verilen kararın icrası aşamasında yeni bir zarar doğarsa, bu yeni zarar için yeni bir dava açma süresi işlemeye başlar.