Bir idari dava dilekçesinde davalı idarenin yanlış gösterilmesi, örneğin bir Milli Eğitim Bakanlığı işlemini iptal için dava açarken davalı olarak 'Ankara Valiliği'nin gösterilmesi, davanın akıbetini nasıl etkiler? İYUK m. 14 ve m. 15 bu durumda nasıl bir çözüm öngörmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80977

Dava dilekçesinde davalı idarenin yanlış gösterilmesi (husumet hatası), davanın hemen reddedilmesine yol açan esasa ilişkin bir hata değildir; düzeltilebilir bir usul hatasıdır. İYUK, bu durumu 'hasım mevkiinin düzeltilmesi' kurumuyla çözüme kavuşturmuştur. Süreç şu şekilde işler: 1) **İlk İnceleme:** Mahkeme, dava dosyasını ilk incelemeye aldığında, dilekçeyi 'husumet' yönünden inceler (İYUK m. 14/3-f). 2) **Tespit ve Karar:** Davalı idarenin yanlış gösterildiğini tespit ederse, davayı reddetmez. İYUK m. 15/1-c uyarınca, 'dilekçenin, tespit edilecek gerçek hasma tebliğine' karar verir. 3) **Sürecin Devamı:** Mahkeme, iptalini istenen işlemi yapan gerçek idareyi (örneğimizde Milli Eğitim Bakanlığı) kendisi tespit eder ve dava dilekçesini bu doğru hasma tebliğ ederek savunmasını ister. Dava, bu doğru hasım üzerinden yürütülmeye devam eder. Başlangıçta yanlış gösterilen Ankara Valiliği'nin davadaki taraf sıfatı sona erer. Bu düzenlemenin amacı, idari yapının karmaşıklığı nedeniyle vatandaşın doğru hasmı bulmakta zorlanabileceğini öngörerek, bu tür basit usul hataları nedeniyle hak kaybı yaşanmasının önüne geçmektir. Bu, idari yargıdaki 're'sen araştırma' ilkesinin ve 'hak arama özgürlüğünü' koruma amacının bir yansımasıdır.