TCK m. 105/2-a'daki 'hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylık' ve 'aile içi ilişkinin sağladığı kolaylık' nitelikli hallerinin temel ortak noktası nedir? Kanun koyucu, bu iki farklı ilişki türünü neden aynı bent altında düzenlemiş ve aynı oranda bir ceza artırımı öngörmüştür?
Bu iki farklı ilişki türünün temel ortak noktası, her ikisinin de fail ile mağdur arasında özel bir 'güven ilişkisi' ve 'güç dengesizliği' yaratması ve bu durumun fail tarafından cinsel taciz suçunu işlemede bir 'kolaylık' olarak kullanılmasıdır. Kanun koyucunun bu iki durumu aynı bentte düzenlemesinin ve aynı artırım oranını öngörmesinin arkasındaki mantık budur: 1) **Güven İlişkisinin Kötüye Kullanılması:** Hem hizmet ilişkisinde (işveren-işçi) hem de aile içi ilişkide (ebeveyn-çocuk, akrabalar arası) mağdur, faile karşı normal bir yabancıya göstereceğinden daha fazla güven duyar. Mağdur, bu kişilerden kendisine yönelik bir cinsel saldırı veya taciz beklemediği için daha savunmasız ve hazırlıksızdır. Fail, bu güven ortamını suistimal eder. 2) **Güç Dengesizliği ve Nüfuz:** Hizmet ilişkisinde işverenin işçiye işten çıkarma, terfi ettirmeme gibi ekonomik ve hiyerarşik bir gücü vardır. Aile içi ilişkide ise genellikle yaş, fiziki güç, ebeveynlik rolü veya aile içindeki statüden kaynaklanan psikolojik ve duygusal bir güç dengesizliği söz konusudur. Bu güç dengesizliği, mağdurun faile karşı koymasını, durumu başkalarına anlatmasını veya şikayetçi olmasını zorlaştırır. 3) **Suçun İşlenme Kolaylığı:** Her iki ilişki türü de faile, mağdurla yalnız kalma, ona daha kolay ulaşma ve eylemini gizleme konusunda bir 'kolaylık' sağlar. Kanun koyucu, bu ortak temel unsurlar (güvenin kötüye kullanılması, güç dengesizliği ve suç işleme kolaylığı) nedeniyle, toplumsal olarak en çok korunan iki kurum olan 'iş yeri' ve 'aile' içindeki cinsel tacizi, benzer derecede bir haksızlık olarak görmüş ve aynı nitelikli hal altında toplayarak aynı oranda ağırlaştırmıştır.