Mera, yaylak ve kışlak aidiyetine ilişkin davalarda, 31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın temel ilkesi nedir? Bir köyün kadimden beri kullandığı bir meranın, sonradan yapılan bir idari sınır düzenlemesiyle başka bir köyün sınırları içine alınması, yararlanma hakkını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80971

31.05.1965 tarihli ve 4/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın (İBK) temel ilkesi, mera, yaylak ve kışlaklar üzerindeki yararlanma hakkının, idari sınırlara göre değil, 'kadim (çok eski zamanlardan beri gelen) kullanma' veya 'tahsis'e göre belirleneceğidir. Bu İBK, mülkiyetin değil, kullanım hakkının aidiyetini düzenler ve idari sınırların, bu fiili ve hukuki durumu değiştiremeyeceğini kabul eder. Bu ilkeye göre, bir köyün kadimden beri tek başına kullandığı ve üzerinde yararlanma hakkı bulunan bir meranın, sonradan yapılan bir idari düzenleme (ilçe veya köy sınırlarının değiştirilmesi gibi) ile başka bir köyün idari sınırları içine alınması, ilk köyün yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz veya ikinci köye yeni bir yararlanma hakkı kazandırmaz. İlk köy, mera idari olarak başka bir köyün sınırları içinde kalsa bile, kadim kullanım hakkına dayanarak o meradan eskiden olduğu gibi tek başına yararlanmaya devam eder. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2017/112 K. sayılı kararında da atıf yapıldığı üzere, bu ilke 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. İdari sınırlar, bu tür davalarda sadece yetkili mahkemenin belirlenmesinde rol oynar, hakkın özünü etkilemez.