Velayetin kaldırılması davasında, TMK m. 348'de sayılan sebepler (deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma, görevi yerine getirmeme) tek başlarına velayetin kaldırılması için yeterli midir? Bu sebeplerin varlığına rağmen, çocuğun menfaati ve gelişimi somut bir tehlike altında değilse, mahkeme velayeti kaldırmak zorunda mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80964

Hayır, TMK m. 348'de sayılan sebepler tek başlarına velayetin kaldırılması için yeterli değildir ve mahkeme bu sebeplerin varlığına rağmen velayeti kaldırmak zorunda değildir. TMK m. 348, iki aşamalı bir değerlendirmeyi zorunlu kılar. İlk olarak, maddede sayılan sebeplerden birinin (deneyimsizlik, hastalık vb.) veya ebeveynin çocuğa karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması gibi bir durumun varlığı tespit edilmelidir. Ancak bu tespit yeterli değildir. İkinci ve en önemli aşama, bu durumun somut bir sonuca yol açıp açmadığının değerlendirilmesidir. Kanun, bu sonucu 'çocuğun menfaati ve gelişmesinin tehlikeye düşmesi' olarak tanımlamıştır. Yani, ebeveynin hastalığı veya deneyimsizliği, çocuğun bakımını, eğitimini, sağlığını veya ahlaki gelişimini somut bir 'tehlike' altına sokmuyorsa, velayetin kaldırılmasına karar verilemez. Örneğin, anne veya baba kronik bir hastalığa sahip olabilir, ancak diğer aile üyelerinin veya sosyal destek mekanizmalarının yardımıyla çocuğun bakımı ve gelişimi aksamadan devam ediyorsa, sırf hastalık nedeniyle velayet kaldırılamaz. Velayet düzenlemelerinde temel ilke her zaman 'çocuğun üstün yararı'dır. Eğer mevcut durum, sayılan sebeplere rağmen çocuğun yararına bir tehlike oluşturmuyorsa, velayetin devamına karar verilir. Hakim, ancak bu tehlikenin varlığına kanaat getirirse ve daha hafif önlemlerin (TMK m. 346) yetersiz kalacağını anlarsa velayeti kaldırabilir.