İYUK m. 43/1-b, iki idare mahkemesi arasında çıkan yetki uyuşmazlığını düzenlerken, m. 43/1-a, idare mahkemesi ile Danıştay arasındaki görev uyuşmazlığını düzenlemektedir. Bu iki fıkra arasındaki temel mantık farkı nedir ve kanun koyucu neden mahkemeler arasında 'merci tayini' mekanizması öngörürken, mahkeme ile Danıştay arasında böyle bir mekanizmaya yer vermemiştir?
Bu iki fıkra arasındaki temel mantık farkı, yargı mercilerinin hiyerarşik konumundan kaynaklanmaktadır. 1) **İYUK m. 43/1-b (Mahkemeler Arası Uyuşmazlık):** Bu fıkra, aynı hiyerarşik düzeydeki (veya farklı BİM'lere bağlı) iki ilk derece mahkemesi arasındaki yetki veya görev uyuşmazlığını ele alır. Bu mahkemelerden hiçbiri diğerine üstün değildir. Bu nedenle, aralarında bir uyuşmazlık çıktığında, bu uyuşmazlığı çözecek bir üst merciye ihtiyaç duyulur. Kanun koyucu bu merciyi, mahkemeler aynı BİM çevresindeyse o BİM, farklı BİM çevrelerindeyse Danıştay olarak belirlemiştir. Bu, bir 'merci tayini' veya 'görevli/yetkili mahkemenin belirlenmesi' işlemidir. 2) **İYUK m. 43/1-a (Mahkeme-Danıştay Arası Uyuşmazlık):** Bu fıkra, hiyerarşik olarak farklı düzeylerdeki iki yargı mercii arasındaki görev ilişkisini düzenler. Danıştay, idari yargının en üst mahkemesidir. Kanun koyucu, bu hiyerarşik yapı gereği, bir idare mahkemesi ile Danıştay arasında bir 'uyuşmazlık' çıkmasını en baştan engellemek istemiştir. Bu nedenle, idare mahkemesi görevsizlik kararı verip dosyayı Danıştay'a gönderdiğinde, Danıştay davayı kendi görevinde görmezse, 'görevli mahkemeyi belirleme' ve dosyayı oraya gönderme yetkisini nihai olarak Danıştay'a vermiştir. Danıştay'ın bu kararı kesindir (m. 43/3) ve idare mahkemesini bağlar. Yani, ast konumdaki idare mahkemesinin, üst merci olan Danıştay'ın görev belirlemesine karşı çıkabileceği bir mekanizma (ısrar veya uyuşmazlık çıkarma gibi) öngörülmemiştir. Bu, yargı düzenindeki hiyerarşinin ve işleyişin bir gereğidir.