HMK m. 259/4 uyarınca istinabe yoluyla dinlenen bir tanığın beyanları ile davaya bakan mahkeme huzurunda dinlenen başka bir tanığın beyanları arasında çelişki ortaya çıkarsa, mahkeme bu çelişkiyi nasıl gidermelidir? HMK m. 261'de düzenlenen 'yüzleştirme' kurumu bu durumda uygulanabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80960

Tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi, maddi gerçeğe ulaşmak için hakimin en önemli görevlerinden biridir. İstinabe yoluyla dinlenen bir tanık ile mahkeme huzurunda dinlenen tanık arasında çelişki olması, bu görevi zorlaştırsa da imkansız kılmaz. Mahkeme şu yollara başvurabilir: 1) **Ek Soru Sorulması:** Mahkeme, çelişkili noktaları belirleyerek, istinabe olunan tanığın yeniden dinlenmesini ve bu çelişkili hususlara ilişkin kendisine ek sorular sorulmasını talimat mahkemesinden isteyebilir. 2) **Diğer Delillerle Karşılaştırma:** Mahkeme, tanık beyanlarındaki çelişkiyi, dosyadaki diğer delillerle (belgeler, bilirkişi raporları, keşif bulguları vb.) karşılaştırarak hangi beyanın daha güvenilir olduğunu takdir etmeye çalışır. 3) **Yüzleştirme (HMK m. 261):** HMK m. 261, tanıkların yüzleştirilmesine olanak tanır. Kural olarak yüzleştirme, tanıkların aynı anda mahkeme huzurunda bulunmasını gerektirir. İstinabe durumunda bu doğrudan mümkün olmayabilir. Ancak, teknolojik imkanlar (SEGBİS gibi) kullanılarak dolaylı bir yüzleştirme yapılabilir. Davaya bakan mahkeme, istinabe mahkemesiyle SEGBİS bağlantısı kurarak, her iki tanığın da aynı anda farklı yerlerden duruşmaya katılmasını sağlayabilir ve çelişkili konularda karşılıklı beyanlarını alarak bir nevi sanal yüzleştirme yapabilir. Bu mümkün değilse, mahkeme, çelişkinin önemine binaen, istinabe olunan tanığın, masrafları karşılanmak suretiyle bizzat davaya bakan mahkeme huzuruna getirilerek dinlenmesine ve yüzleştirilmesine de karar verebilir. Bu, gerçeğe ulaşma amacı için başvurulabilecek en son ve etkili yoldur.