Anayasa Mahkemesi'nin Ali Rıza Biber (B. No: 2019/38643) kararında, başvurucunun 'makul sürede yargılanma hakkı'nın ihlal edildiği iddiası neden 'başvuru yollarının tüketilmemesi' gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuştur? 6384 sayılı Kanun'da 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik bu kararda nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80955

Anayasa Mahkemesi (AYM), Ali Rıza Biber kararında makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddiasını, 6384 sayılı Kanun'a eklenen yeni ve etkili bir başvuru yolu nedeniyle 'başvuru yollarının tüketilmemesi' gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur. Bunun nedeni, bireysel başvurunun 'ikincil' (tali) nitelikte bir hak arama yolu olmasıdır. Yani, bir hak ihlali iddiasıyla AYM'ye gelmeden önce, kanunla öngörülen diğer tüm idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmiş olması gerekir. 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a geçici 2. madde eklenmiştir. Bu değişiklikle, yargılamaların uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarını incelemek ve karara bağlamak üzere Adalet Bakanlığı bünyesinde bir 'Tazminat Komisyonu' kurulmuştur. AYM, bu komisyonun, makul süre ihlali iddiaları için AYM'ye bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olduğuna karar vermiştir (Bkz. Veysi Ado, B. No: 2022/100837). Ali Rıza Biber başvurusu da 9/3/2023 tarihi itibarıyla derdest olduğu için bu yeni düzenlemenin kapsamına girmiştir. Başvurucu, AYM'ye başvurmadan önce Tazminat Komisyonu'na başvurma imkanına sahip olduğu halde bu yolu tüketmediği için, başvurusu bu yönden 'başvuru yollarının tüketilmemesi' nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.