Bir avukatın, takip ettiği bir davadan kaynaklanan vekalet ücreti alacağı nedeniyle müvekkiline karşı açtığı alacak davasını kazanmasının ardından, eski müvekkilinin avukatın bürosunun kapısına kadın iç çamaşırı asması eylemi, TCK m. 105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturur mu? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/4857 K. sayılı kararında, bu eylemin cinsel amaç taşıyıp taşımadığı ve taraflar arasındaki 'ihtilaf' unsurunun suçun nitelendirilmesindeki rolü nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80953

Bu eylemin cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığı, failin 'kasıt' unsuruyla doğrudan ilgilidir. Cinsel taciz suçunun (TCK m. 105) oluşabilmesi için, failin eylemi 'cinsel amaçla', yani mağduru cinsel yönden rahatsız etme, ona cinsel bir ima veya teklifte bulunma kastıyla gerçekleştirmesi gerekir. Somut olayda, failin (eski müvekkilin) eyleminin temelinde, avukatla aralarındaki vekalet ücreti alacağına ilişkin hukuki 'ihtilaf' ve davayı kaybetmiş olmanın getirdiği bir öfke yatmaktadır. Kapıya kadın iç çamaşırı asma eylemi, görünüşte cinsel bir obje içerse de, bu bağlamda değerlendirildiğinde amacı cinsel tatmin veya cinsel rahatsızlık vermekten ziyade, avukatı 'aşağılama, küçük düşürme, hakaret etme veya tehdit etme' olabilir. Eylem, mağdurun onur, şeref ve saygınlığına yönelik bir saldırı niteliğindedir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/4857 K. sayılı kararı da bu yönde bir değerlendirme yapmıştır. Kararda, eylemin atılı suçu (cinsel taciz) oluşturduğu kabul edilmiş ancak taraflar arasındaki ilişkinin TCK m. 105/2-a'daki hizmet ilişkisi olmadığı belirtilmiştir. Ancak, doktrinde bu tür eylemlerin, eğer temel motivasyon cinsel arzu değil de hakaret veya aşağılama ise, cinsel taciz yerine hakaret (TCK m. 125) veya tehdit (TCK m. 106) suçlarını oluşturabileceği de savunulmaktadır. Suçun doğru vasıflandırılması için failin asıl kastının ne olduğunun, olayın bütünlüğü ve taraflar arasındaki geçmişe dayalı ihtilaf dikkate alınarak titizlikle belirlenmesi gerekir. Eğer eylemde cinsel bir saik yoksa, cinsel taciz suçu oluşmaz.