TCK m. 158/1-f'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunda, kanun 'adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz' hükmünü getirmiştir. Bu hüküm, TCK m. 52'deki genel adli para cezası hesaplama usulünü nasıl değiştirmektedir? Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2021/4175 K. sayılı kararında eleştirilen hatalı hesaplama yöntemi nedir?
TCK m. 158'in son fıkrasındaki bu düzenleme, TCK m. 52'deki genel adli para cezası hesaplama yöntemine önemli bir istisna ve alt sınır getirmektedir. Genel usulde (TCK m. 52), adli para cezası, 'gün' sayısı üzerinden belirlenir ve bu gün sayısı, kişinin ekonomik durumu göz önünde bulundurularak 20 TL ile 100 TL arasında bir miktar ile çarpılarak sonuç ceza bulunur. Ancak TCK m. 158/1-f gibi özel hallerde, bu hesaplama değiştirilmiştir. Doğru hesaplama yöntemi şu şekildedir: 1) Önce 'suçtan elde edilen haksız menfaat' miktarı tespit edilir. 2) Bu miktarın 'iki katı' hesaplanır. 3) Mahkeme, temel adli para cezasını 'gün' olarak belirlerken, bu gün sayısının TCK m. 52'ye göre paraya çevrildiğinde, (2). adımda bulunan miktardan daha az olmamasını sağlamak zorundadır. Yani, temel gün sayısı, [Haksız Menfaat x 2 / (20 ile 100 TL arası birim fiyat)] formülüyle bulunacak asgari gün sayısından az olamaz. 4) Bu şekilde belirlenen temel gün sayısı üzerinden TCK'daki diğer artırım ve indirimler (teşebbüs, iştirak, takdiri indirim vb.) 'gün' üzerinden yapılır. 5) En son ortaya çıkan sonuç gün sayısı, TCK m. 52'ye göre belirlenen birim fiyat ile çarpılarak nihai adli para cezası bulunur. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2021/4175 K. sayılı kararında eleştirilen hatalı yöntem ise şudur: Mahkeme, temel gün adli para cezasını belirleyip bunu 20 TL ile çarptıktan sonra bulunan 'miktar' üzerinden artırım ve indirimler yapmıştır. Bu, kanunun 'gün' üzerinden hesaplama yapılması sistematiğine aykırıdır ve infazda tereddütlere yol açar. Doğrusu, tüm artırım ve indirimlerin 'gün' sayısı üzerinden yapılıp, en son bulunan günün paraya çevrilmesidir.