Bir işçinin iş sözleşmesi, ihbar öneli tanınarak feshedilmiş, ancak önel süresi içinde İş Kanunu m. 27'de düzenlenen 'yeni iş arama izni' kullandırılmamıştır. Bu durum, yapılan feshi geçersiz kılar mı ve işçiye ayrıca ihbar tazminatı talep etme hakkı verir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız. (Bkz. Y9.HD 08.06.2020 T, 2016/16373 E., 2020/5009 K.)
Hayır, bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmaması, usulüne uygun olarak yapılmış olan fesih bildirimini geçersiz kılmaz ve işçiye ayrıca ihbar tazminatı talep etme hakkı vermez. Yargıtay'ın bu konudaki görüşü son derece istikrarlıdır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/5009 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki kurum birbirinden bağımsızdır ve kanun koyucu her birinin ihlali için farklı bir yaptırım öngörmüştür. - **Bildirim Öneli (İhbar Süresi):** İş Kanunu m. 17'ye göre, bu süreye uymayan taraf (genellikle işveren), karşı tarafa 'ihbar tazminatı' öder. Bu, feshin usulsüzlüğünün yaptırımıdır. - **Yeni İş Arama İzni:** İş Kanunu m. 27'ye göre, işveren bildirim süresi içinde işçiye günde en az iki saat yeni iş arama izni vermek zorundadır. Bu yükümlülüğün yaptırımı ise aynı maddenin son fıkrasında düzenlenmiştir: 'İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücreti işçiye öder. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırırsa... çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder.' Görüldüğü gibi, kanun, iş arama izninin kullandırılmamasının yaptırımını 'ek ücret ödemesi' olarak belirlemiştir. Bu durum, usulüne uygun olarak tanınmış olan ihbar önelini geçersiz hale getirmez. Dolayısıyla, işveren bildirim süresine uymuş ancak iş arama iznini kullandırmamışsa, işçi ihbar tazminatı değil, sadece kullandırılmayan iş arama izni süresine ilişkin zamlı ücreti talep edebilir.