Velayetin değiştirilmesi veya kaldırılması davaları, HMK m. 382/2-13 uyarınca 'çekişmesiz yargı' işi olarak kabul edilmektedir. Bu nitelemenin, yetkili mahkemenin belirlenmesindeki etkisi nedir? TMK'da özel bir yetki kuralı olmaması karşısında, HMK'daki genel yetki kuralı nasıl uygulanır?
Bir davanın 'çekişmesiz yargı' işi olarak nitelendirilmesi, yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli sonuçlar doğurur. Çekişmeli yargıda genel yetkili mahkeme 'davalının yerleşim yeri' mahkemesidir (HMK m. 6). Ancak çekişmesiz yargı işleri için HMK m. 384'te özel bir genel yetki kuralı öngörülmüştür. Bu maddeye göre, 'Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.' Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılması davaları için Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) özel bir yetki kuralı bulunmamaktadır. Bu durumda, HMK m. 384'teki genel kural uygulanacaktır. Dolayısıyla, velayetin değiştirilmesini veya kaldırılmasını talep eden davacı, davayı genel yetki kuralına göre davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabileceği gibi, HMK m. 384'ün sağladığı kolaylıktan yararlanarak 'kendi oturduğu yer' mahkemesinde de açabilir. Bu, davacıya bir seçim hakkı tanır ve hak arama özgürlüğünü kolaylaştırır. Velayetin düzenlenmesine ilişkin davalardaki yetki, bu esasa göre belirlenir.