TCK m. 96'daki eziyet suçu, temadi eden (mütemadi) bir suç olarak kabul edilmektedir. Bu hukuki nitelemenin, TCK m. 43'te düzenlenen 'zincirleme suç' hükümlerinin uygulanması üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K.2022/19557 sayılı kararı, bu ilişkiyi nasıl açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80939

Bir suçun temadi eden (mütemadi) suç olması, suçun icra hareketlerinin devam ettiği ve hukuka aykırı durumun sürdüğü suçları ifade eder (örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma). Eziyet suçu da, doğası gereği 'sistematik ve sürekli' fiillerden oluştuğu için Yargıtay tarafından temadi eden bir suç olarak kabul edilmektedir. Bu nitelemenin en önemli sonucu, TCK m. 43'teki zincirleme suç hükümlerinin uygulanamamasıdır. Zincirleme suç, aynı suç işleme kararıyla bir suçun farklı zamanlarda birden fazla kez işlenmesi durumunda uygulanır. Ancak temadi eden suçlarda, hukuka aykırı durum kesintiye uğramadığı sürece işlenen tüm fiiller tek bir suç olarak kabul edilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K.2022/19557 sayılı kararında da belirtildiği gibi, eziyet suçu 'teselsülü (zincirlemeyi) bünyesinde barındırdığı' için, sanığın eziyet teşkil eden fiilleri birden fazla kez işlemesi, suçun sayısını artırmaz, sadece suçun temadi unsurunu oluşturur. Bu nedenle, mahkemenin eziyet suçundan ceza verdikten sonra, fiillerin birden fazla olması nedeniyle ayrıca TCK m. 43 uyarınca artırım yapması hukuka aykırıdır. Bunun yerine, fiillerin çokluğu, yoğunluğu ve süresi, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir gerekçe olarak kullanılmalıdır.