İdari yargıda 'idari merci tecavüzü' (İYUK m. 14/3-b, m. 15/1-e) nedir? Bir kişi, idareye başvurarak bir işlemin düzeltilmesini istemeden doğrudan idare mahkemesinde dava açarsa ne olur? Özellikle Kamu İhale Kanunu'nda öngörülen 'itirazen şikayet' yolu tüketilmeden açılan bir ihale iptal davasının akıbeti ne olacaktır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80929

'İdari merci tecavüzü', kanunda açıkça bir idari işleme karşı dava açmadan önce, o işlemi yapan veya bir üst makama başvurulması zorunluluğu öngörüldüğü halde, bu idari başvuru yolu tüketilmeden doğrudan yargı yoluna gidilmesidir. Bu durum, davanın esasına girilmesine engel olan bir 'ilk inceleme' sebebidir (İYUK m. 14/3-b). Eğer bir kişi, zorunlu bir idari başvuru yolunu tüketmeden dava açarsa, mahkeme davanın esasına girmez. İYUK m. 15/1-e uyarınca, 'dava dilekçesinin ilgili idari merciye tevdii' (gönderilmesi) kararı verir. Bu bir ret kararı değildir; mahkeme, dava dilekçesini sanki ilgili idari merciye yapılmış bir başvuru gibi kabul eder ve dosyayı o idareye gönderir. İdarenin bu başvuruya vereceği cevaba veya zımni ret süresinin dolmasına göre, davacının yeniden dava açma hakkı doğar. Kamu İhale Kanunu'nda (KİK) öngörülen, önce ihaleyi yapan idareye şikayet, sonra KİK'e itirazen şikayet başvurusu zorunlu idari başvuru yollarıdır. Bu yollar tüketilmeden doğrudan açılan bir ihale iptal davasında, mahkeme 'idari merci tecavüzü' nedeniyle dilekçenin görevli ve yetkili idari merciye (önce ihaleyi yapan idareye, o yol tüketilmişse KİK'e) gönderilmesine karar verecektir.