HMK Madde 329'da düzenlenen 'kötü niyet' ve 'hakkı olmadığı halde dava açma' hallerinde öngörülen yaptırımlar, aynı zamanda bir 'haksız fiil' teşkil eder mi? Bu yaptırımlara ek olarak, zarar gören tarafın Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre ayrıca bir maddi veya manevi tazminat davası açması hukuken mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80912

Evet, HMK m. 329'da düzenlenen haller, özel bir usul hukuku yaptırımı olmasının yanı sıra, koşulları oluştuğunda Türk Borçlar Kanunu (TBK) anlamında bir haksız fiil de teşkil edebilir. HMK m. 329, yargılama giderleri ve disiplin para cezasını kapsayan özel ve sınırlı bir yaptırım öngörür. Ancak, kötü niyetli veya haksız bir dava nedeniyle bir kişinin uğradığı zarar, sadece yargılama giderlerinden ibaret olmayabilir. Örneğin, haksız bir ihtiyati tedbir kararı nedeniyle ticari faaliyeti duran bir şirket, bu nedenle kar kaybına uğrayabilir. Veya, asılsız ve onur kırıcı iddialarla dolu bir dava nedeniyle kişinin manevi olarak yıpranması, itibarının zedelenmesi söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda, HMK m. 329'daki yaptırımlar bu zararları karşılamaya yetmez. Zarar gören taraf, TBK m. 49 vd. hükümlerine dayanarak, haksız davanın bir haksız fiil olduğunu (hukuka aykırılık, kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarını ispatlayarak) ileri sürebilir ve HMK m. 329 kapsamında aldığı giderlere ek olarak, uğradığı maddi (kar kaybı vb.) ve manevi zararların tazmini için ayrı bir tazminat davası açabilir. Bu iki talep birbirini dışlamaz; biri usul hukukuna, diğeri maddi hukuka dayanan farklı hukuki koruma yollarıdır.