Cinsel taciz suçunun 'kamu görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' (TCK m. 105/2-a) işlenmesi için fail ile mağdur arasında bir astlık-üstlük ilişkisi bulunması zorunlu mudur? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/331 K. sayılı kararı, bu nitelikli halin kapsamını nasıl belirlemiştir?
Hayır, fail ile mağdur arasında bir astlık-üstlük ilişkisinin varlığı zorunlu değildir. TCK m. 105/2-a'daki nitelikli halin uygulanabilmesi için aranan temel koşul, failin 'kamu görevinin sağladığı otorite ve nüfuzdan' yararlanarak suçu işlemesidir. Bu otorite, mağdurun direncini azaltan veya failin suçu işlemesini kolaylaştıran bir etki yaratmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.07.2013 tarihli, 2013/97 E. ve 2013/331 K. sayılı kararında bu durum açıkça ortaya konulmuştur. Karara konu olayda fail bir mahkeme başkanı, mağdur ise mahkemede görülmekte olan davasıyla ilgili görüşmeye gelen bir vatandaştır. Aralarında hiyerarşik bir astlık-üstlük ilişkisi yoktur. Ancak fail, mahkeme başkanı olmasının getirdiği kamu gücü, otorite ve güvenilirlik algısını kullanarak, mağdura yönelik cinsel taciz eylemini gerçekleştirmiştir. Mağdurun, davasına bakan bir hakime karşı daha savunmasız ve çekingen olması, hakimin bu konumunun suçu işlemede bir 'kolaylık' sağladığının göstergesidir. CGK, bu nedenle eylemin nitelikli hal kapsamında olduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla, önemli olan hiyerarşik bağ değil, kamu görevinin sağladığı fiili nüfuz ve otoritenin suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanılmasıdır.