Velayetin değiştirilmesi davasında (TMK m. 183), velayet kendisine verilen ebeveynin başka bir erkekle evlilik dışı yaşaması, tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli bir sebep midir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/1767 K. sayılı kararında, bu tür bir durumun velayetin değiştirilmesine gerekçe olabilmesi için hangi ek unsurun varlığı aranmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80900

Hayır, velayet kendisine verilen ebeveynin yeniden evlenmesi veya bir başkasıyla evlilik dışı yaşaması, tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli bir sebep değildir. Türk Medeni Kanunu m. 183, 'yeni olguların zorunlu kılması' halinde velayetin değiştirilebileceğini belirtir. Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarında ve 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/1767 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, velayet düzenlemelerinde esas olan tek ve en önemli ilke 'çocuğun üstün yararı'dır. Velayet sahibi ebeveynin özel hayatındaki bir değişiklik (yeniden evlenme, birlikte yaşama vb.), ancak ve ancak bu durumun çocuğun bedensel, zihinsel, ahlaki veya sosyal gelişimini 'olumsuz yönde etkilediği' somut delillerle kanıtlanırsa velayetin değiştirilmesi için bir sebep teşkil edebilir. Örneğin, ebeveynin yeni partnerinin çocuğa kötü davranması, evdeki ortamın çocuğun gelişimine uygun olmaması, ebeveynin bu yeni ilişki nedeniyle çocuğu ihmal etmesi gibi ek ve olumsuz bir unsurun varlığı ispatlanmalıdır. Sırf ebeveynin özel hayatındaki bir tercih veya toplumsal değer yargıları, çocuğun menfaati somut olarak zedelenmedikçe velayetin değiştirilmesine gerekçe olamaz. Yargıtay, kararında annenin bir başkasıyla yaşamasının tek başına yeterli olmadığını, bu durumun çocuğun bakımını ve gelişimini olumsuz etkilediğine dair bir kanıt bulunmadığını belirterek, velayetin değiştirilmesi kararını bozmuştur.