Müsadere, TCK m. 54-55'te bir güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiştir. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verildiğinde, aynı kararda yer alan müsadere hükmünün hukuki akıbeti ne olur? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K.2021/17575 sayılı kararı bu konuda nasıl bir açıklama getirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80895

HAGB kararı, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün belirli bir denetim süresi boyunca hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK m. 231/5). Müsadere, her ne kadar bir ceza değil güvenlik tedbiri olsa da, CMK m. 223 uyarınca bir 'hüküm'dür ve mahkumiyet hükmünün bir parçası veya fer'isidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K.2021/17575 sayılı kararında da belirtildiği gibi, HAGB kararı verildiğinde, bu karara bağlı olarak verilen müsadere kararı da 'askıda bir karar' haline gelir. Yani, HAGB kararı gibi, müsadere kararı da denetim süresi boyunca herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz ve infaz edilemez. Eğer sanık denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemezse, HAGB kararıyla birlikte düşen mahkumiyet hükmüne bağlı olan müsadere kararı da ortadan kalkar ve eşya sahibine iade edilir. Eğer sanık denetim süresi içinde suç işlerse ve hüküm açıklanırsa, açıklanan mahkumiyet hükmüyle birlikte müsadere kararı da geçerlilik kazanır ve infaz edilebilir hale gelir. Dolayısıyla HAGB kararı, müsadere hükmünün infazını denetim süresinin sonuna kadar erteleyen bir hukuki sonuç doğurur.