Eziyet suçu (TCK m. 96) ile kasten yaralama (TCK m. 86) suçu arasındaki ayrım nasıl yapılır? Bir eylemin anlık ve tek seferlik olması ile sistematik ve sürekli olması bu ayrımda ne kadar belirleyicidir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2021/5931 E., 2023/9230 K. sayılı kararındaki olayı bu bağlamda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80882

Eziyet suçu ile kasten yaralama suçu arasındaki temel ayrım, fiilin işleniş biçimindeki 'sistematiklik ve süreklilik' unsurunda yatmaktadır. Kasten yaralama suçu, genellikle tek bir eylemle veya aynı olay içinde gerçekleşen ani ve kesintili hareketlerle işlenir. Eziyet suçu ise, Yargıtay'ın da vurguladığı gibi, tek bir fiilden ibaret olmayıp, bir süreç içinde süreklilik arz eden, mağdurun ruhsal ve bedensel bütünlüğünü sistematik olarak hedef alan davranışlar bütününü ifade eder. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/9230 K. sayılı kararındaki somut olay bu ayrımı net bir şekilde göstermektedir. Olayda fail, mağdurun başını duvara vurmaya çalışmış ve vurmuştur. Mahkeme bunu eziyet olarak nitelendirmiş, ancak Yargıtay bu kararı bozmuştur. Yargıtay, tanık beyanına göre olayın 'anlık yaşandığını' ve sanığın eylemini 'sistematik bir şekilde gerçekleştirdiği konusunda mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığını' belirtmiştir. Bu nedenle, eylemin tek bir olaya özgü, ani bir yaralama fiili olduğu sonucuna varmış ve suçun kasten yaralama (TCK m. 86/2, 86/3-b) olarak nitelendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar, yaralama eylemi içerse bile, süreklilik ve sistematiklik unsurları kanıtlanmadıkça fiilin eziyet suçunu oluşturmayacağını, kasten yaralama olarak kalacağını açıkça ortaya koymaktadır.