Bir davanın, teminat senedinin bedelsiz kaldığı ve davacının dava açmakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle reddedilmesi durumunda, mahkemenin HMK m. 329/1 uyarınca akdi vekalet ücretine ve m. 329/2 uyarınca disiplin para cezasına hükmetmesi, Yargıtay denetiminden geçebilir mi? Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/10452 K. sayılı onama kararının bu konudaki anlamı nedir?
Evet, mahkemenin bu yöndeki kararı hukuka uygundur ve Yargıtay denetiminden geçebilir. HMK m. 329, kötü niyetle veya haksız dava açılmasının sonuçlarını düzenleyen özel bir normdur. Mahkeme, sadece davanın reddine karar vermekle kalmayıp, yaptığı inceleme sonucunda davacının 'dava açmakta kötü niyetli olduğu' veya 'hiçbir hakkı olmadığını bilerek' dava açtığı kanaatine varırsa, bu özel yaptırımları uygulamakla yükümlüdür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/10452 K. sayılı kararında, yerel mahkeme tam olarak bunu yapmıştır. Mahkeme, senedin bedelsiz kaldığını tespit etmiş ve bu durumu bilmesine rağmen dava açan davacının 'kötü niyetli olduğu' sonucuna varmıştır. Bu tespitten hareketle, sadece davayı reddetmekle kalmamış, aynı zamanda davacıyı HMK m. 329/1 uyarınca davalının vekiliyle anlaştığı vekalet ücretini ödemeye ve m. 329/2 uyarınca disiplin para cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay'ın bu kararı onaması, yerel mahkemenin tespitlerinin ve bu tespitlere dayanarak HMK m. 329'u uygulamasının dosya kapsamına, delillere ve hukuka uygun olduğunu gösterir. Bu, HMK m. 329'un soyut bir tehdit olmadığını, koşulları oluştuğunda mahkemelerce etkin bir şekilde uygulanabileceğini ve Yargıtay tarafından da bu uygulamanın denetlenip onanabileceğini ortaya koyan önemli bir örnektir.