Birleştirilen bir davada, davanın reddedilmesi üzerine, birleştirilen davanın davalıları kendilerini vekille temsil ettirmişlerse, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi zorunlu mudur? Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/890 sayılı kararında mahkemenin bu yönde bir karar vermemesini bozma sebebi sayması, hangi usul kuralına dayanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80875

Evet, zorunludur. Davaların birleştirilmesi (HMK m. 166), davaların usul ekonomisi gereği birlikte görülmesini sağlar ancak davaların bağımsız niteliğini ortadan kaldırmaz. Her dava kendi içinde bir bütün olarak değerlendirilir. Yargılama sonunda, birleştirilen dava da dahil olmak üzere, her bir davanın taraflarının haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/890 sayılı kararında, birleştirilen davanın da reddedildiği, ancak bu davanın davalıları lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir. Mahkemenin bu eksikliği, HMK'nın 326. maddesinde yer alan 'Yasada açıkça yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur' ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerine aykırıdır. Davada haksız çıkan taraf (davacı), davada kendini vekille temsil ettiren haklı çıkan taraf (davalı) lehine, tarife uyarınca belirlenecek maktu veya nispi vekalet ücretini ödemeye mahkum edilir. Bu, mahkemenin takdirinde olan bir husus değil, yasal bir zorunluluktur. Yargıtay'ın kararı, bu yasal zorunluluğun yerine getirilmemesinin bir usul hatası ve bozma nedeni olduğunu göstermektedir.