TCK m. 105/2-a'da düzenlenen cinsel taciz suçunun 'hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle' işlenmesi nitelikli halini, avukat-müvekkil ilişkisi bağlamında değerlendiriniz. Bir avukatın müvekkiline yönelik cinsel taciz eylemi, bu nitelikli hal kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/4857 K. sayılı kararındaki 'eski tarihli vekalet ilişkisi' vurgusunu da dikkate alarak hukuki bir analiz yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80870

Hayır, avukat-müvekkil ilişkisi, TCK m. 105/2-a'da kastedilen 'hizmet ilişkisi' kapsamında değerlendirilemez. Yargıtay'ın da kararlarında belirttiği üzere (14. CD, 2015/7131 K.), buradaki hizmet ilişkisi, genellikle İş Kanunu anlamında, işçinin işverene bağımlı olarak çalıştığı ve işverenin işe alma, çıkarma, ücret belirleme gibi yetkilerle mağdur üzerinde bir nüfuz kurduğu durumları ifade eder. Avukat-müvekkil ilişkisi ise Türk Borçlar Kanunu kapsamında bir 'vekalet sözleşmesi'dir. Bu ilişkide, hizmet sözleşmesindeki gibi bir bağımlılık ve ast-üst ilişkisi yoktur. Avukat, mesleki bilgisini ve özerkliğini kullanarak işi yürütürken, müvekkil de avukatı azletme hakkına sahiptir. Taraflar arasında bir güç dengesizliğinden ziyade, karşılıklı hak ve yükümlülüklere dayanan bir ilişki vardır. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/4857 K. sayılı kararında, 'eski tarihli vekalet ilişkisinin' hizmet ilişkisi sayılmadığının belirtilmesi, bu ayrımı teyit eder. Karardaki 'eski tarihli' vurgusu, güncel bir ilişkinin farklı değerlendirilebileceği ihtimalini akla getirse de, vekalet sözleşmesinin hukuki niteliği değişmediği için, güncel bir avukat-müvekkil ilişkisi dahi TCK m. 105/2-a'daki 'hizmet ilişkisi' tanımına girmez. Dolayısıyla, bir avukatın müvekkiline yönelik cinsel tacizi, suçun basit halini (TCK m. 105/1) oluşturur, nitelikli halini değil.