Bir bankanın kendi ticari defterlerine dayanarak oluşturduğu 'cari ayrıntılı hareket raporu' gibi tek taraflı elektronik kayıtlar, HMK m. 199 kapsamında bir belge midir? Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/33 K. sayılı kararı ışığında, bu tür bir belgenin bir ödemeyi ispatlama gücünü tartışınız.
Evet, bankanın kendi sisteminde oluşturduğu 'cari ayrıntılı hareket raporu' gibi elektronik kayıtlar, HMK m. 199'da yer alan 'elektronik ortamdaki veriler' tanımına uyduğu için bir 'belge' niteliğindedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1002 K. sayılı kararında bu tür bir raporun HMK m. 199 kapsamında belge olduğu ve sıhhatinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, belgenin ispat gücü niteliğinden ayrı bir konudur. Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/50 E., 2021/33 K. sayılı kararında bu konu net bir şekilde açıklanmıştır. Karara göre, bankanın tek taraflı olarak düzenlediği kendi elektronik kayıtları HMK m. 199 anlamında belge niteliği taşısa dahi, davacının imzasını taşımadığı için HMK m. 200 anlamında 'senet' olarak kabul edilemez. Dolayısıyla, banka, bir müşterisine ödeme yaptığını sadece kendi bilgisayar kayıtlarına dayanarak ispat edemez. Bu tür kayıtlar, davayı aydınlatmaya yarayan birer takdiri delil veya delil başlangıcı olabilir, ancak davacının imzasını taşıyan bir ödeme fişi, makbuz veya ibraname gibi kesin bir delilin yerini tutamaz. Bankanın, ödeme savunmasını tek başına bu tür tek taraflı bir belgeyle ispat ettiğinin kabulü mümkün değildir.