Eziyet suçu işlenirken aynı zamanda neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87) suçu oluşursa, fikri içtima (TCK m. 44) kuralları nasıl uygulanır? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/18515 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir çözüm önermektedir?
Eziyet suçu (TCK m. 96), doğası gereği basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralamaları içerebilir. Ancak eziyet teşkil eden fiiller sonucunda TCK m. 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama meydana gelirse, ceza hukuku sistematiği açısından karmaşık bir durum ortaya çıkar. İşkence suçunda (TCK m. 94), neticesi sebebiyle ağırlaşmış haller TCK m. 95'te özel olarak düzenlenmiştir. Ancak eziyet suçu için böyle bir özel düzenleme yoktur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/18515 K. sayılı kararına göre, bu durumda faile hem eziyet hem de yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilemez. Çünkü TCK m. 44 (fikri içtima) uyarınca, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Yargıtay, eziyetin sistematik ve sürekli niteliği ile yaralamanın dışında başka kötü muameleleri de içermesi nedeniyle, eylemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bu durumda faile sadece eziyet suçundan ceza verilir. Ancak, cezanın bireyselleştirilmesi ilkesi gereği (TCK m. 61), meydana gelen ağır sonuç (nitelikli yaralama) dikkate alınarak, temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmelidir. Böylece, hem fikri içtima kuralı doğru uygulanmış olur hem de fiilin haksızlık içeriği cezaya yansıtılır.