HMK Madde 329/2 uyarınca uygulanacak disiplin para cezasında, bu duruma vekilin sebebiyet vermesi halinde cezanın vekile uygulanacağı belirtilmiştir. Bu sorumluluk türünü, avukatlık meslek kuralları çerçevesinde ve vekilin müvekkiline karşı olan özen borcuyla birlikte değerlendiriniz. Mahkeme, vekilin 'sebebiyet verdiğini' hangi kriterlere göre tespit edebilir?
HMK Madde 329/2'deki vekilin sorumluluğu, Avukatlık Kanunu'nda düzenlenen özen ve doğruluk yükümlülüğünün bir yansımasıdır. Vekil, müvekkilinin beyanlarıyla bağlı olmakla birlikte, açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir davayı açmaktan kaçınmakla yükümlüdür. Mahkeme, vekilin bu duruma sebebiyet verdiğini tespit ederken şu kriterleri göz önünde bulundurabilir: 1) Davanın hukuki temelden bariz şekilde yoksun olması ve bu durumun ortalama bir hukukçu tarafından anlaşılabilecek nitelikte olması. 2) Davanın amacının açıkça karşı tarafı taciz etmek, yargılamayı uzatmak veya hasmane bir tutum sergilemek olması. 3) Vekilin, davanın haksızlığını veya kötü niyetli olduğunu bilebilecek durumda olmasına rağmen davayı ikame etmesi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2017/327 K. sayılı kararındaki davada, davacı vekili davalı vekilinin disiplin para cezası ile cezalandırılmasını talep etmiştir. Mahkeme, vekilin sırf müvekkilinin talebiyle hareket etmesini yeterli bir mazeret olarak kabul etmeyebilir. Özellikle, sunulan delillerin sahteliği veya beyanların gerçek dışı olduğu vekil tarafından biliniyorsa veya bilinmesi gerekiyorsa, cezanın vekile yöneltilmesi gündeme gelir. Bu, vekilin hem mahkemeye hem de adalete karşı olan sorumluluğunun bir gereğidir.