Bir eziyet suçunda, mağdurun ruhsal yönden acı çekmesi ve aşağılanması, eylemlerin TCK m. 96 kapsamında değerlendirilmesi için yeterli midir, yoksa mutlaka bedensel bir acı veya yaralama da gerekir mi? TCK m. 96 gerekçesindeki 'bedensel veya ruhsal yönden acı çekme' ifadesini yorumlayınız.
Hayır, bedensel bir acı veya yaralama zorunlu değildir. TCK m. 96'nın gerekçesi, eziyetin 'bedensel VEYA ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlar' ile oluşacağını açıkça belirtmiştir. Buradaki 'veya' bağlacı, iki durumdan birinin varlığının yeterli olduğunu gösterir. Dolayısıyla, sadece mağdurun ruh sağlığını hedef alan, onu sürekli aşağılayan, korkutan, küçük düşüren, onurunu kıran sistematik eylemler de eziyet suçunu oluşturabilir. Örneğin, bir kişiyi sürekli olarak odaya kilitlemek, alay etmek, ailesiyle görüştürmemek, temel ihtiyaçlarını kasıtlı olarak aksatmak gibi fiiller, fiziksel bir temas içermese bile, yarattıkları ruhsal çöküntü ve aşağılanma duygusu nedeniyle eziyet suçu kapsamında değerlendirilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/14662 sayılı kararında da 'sürekli aşağılamak' eylemi eziyetin bir unsuru olarak sayılmıştır.