Bir ceza davasında, sanığın beraatine karar verilmiş ancak suçta kullanıldığı iddia edilen ve sanığa ait olan bir bıçak hakkında müsadere kararı verilmiştir. Beraat kararı ile müsadere kararının aynı anda verilmesi hukuken çelişkili midir? TCK m. 54'ün hangi fıkrası bu duruma olanak tanıyabilir?
Normal şartlarda çelişkili gibi görünse de, bu durum TCK m. 54/4 uyarınca mümkün olabilir. Kural olarak, TCK m. 54/1'e göre bir eşyanın müsaderesi için 'kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılması' gerekir ve beraat kararı, o suçun sanık tarafından işlenmediği anlamına geldiği için müsadereye de engel olur. Ancak, müsadere konusu eşya (bıçak), eğer 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun kapsamında 'yasak nitelikte' bir bıçak ise, durum değişir. TCK m. 54/4, 'Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.' hükmünü amirdir. Bu tür eşyaların müsaderesi, bir suçta kullanılıp kullanılmadığına veya bir mahkumiyet kararı olup olmadığına bakılmaksızın, bizatihi tehlikeli ve yasa dışı olmaları nedeniyle zorunludur. Dolayısıyla, sanık ana suçtan (örneğin yaralama) delil yetersizliğinden beraat etse bile, eğer suç aleti olan bıçak 6136 sayılı Kanun'a göre yasak nitelikteyse, mahkeme beraat kararının yanında bıçağın müsaderesine de karar vermekle yükümlüdür. Bu iki karar arasında hukuki bir çelişki olmaz.