HMK m. 199'da sayılan 'delil' türlerinden olan ses ve görüntü kayıtlarının delil olarak kabul edilebilmesi için, bu kayıtların 'hukuka uygun' olarak elde edilmiş olması şartı, HMK m. 189/2'de açıkça düzenlenmiştir. Özel hayatın gizliliğini ihlal etmeden bir ses veya görüntü kaydı nasıl elde edilebilir? Kamuya açık bir alanda yapılan bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi hukuka uygun bir delil midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80779

Bir ses veya görüntü kaydının hukuka uygun olması için temel kural, kaydın ilgili kişilerin 'rızası' ile alınmasıdır. Rıza olmadan yapılan kayıtlar, kural olarak özel hayatın gizliliğini ihlal eder ve hukuka aykırıdır. Ancak istisnalar vardır: 1) Aleniyet: Bir yerin veya olayın 'kamuya açık (aleni)' olması, orada bulunan kişilerin her türlü görüntü ve sesinin kaydedilebileceği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bile olsa, kişilerin makul bir gizlilik beklentisi içinde olduğu durumlar (örneğin bir parkta iki kişinin yaptığı özel bir konuşma) vardır. Bu tür bir konuşmanın gizlice kaydedilmesi, haberleşmenin gizliliğini ihlal edebilir ve hukuka aykırı olur. Ancak, bir mitingde yapılan bir konuşma veya bir sokak ortasında gerçekleşen ve herkesin görüp duyabildiği bir kavga gibi 'alenileşmiş' bir olayın kaydedilmesi genellikle hukuka uygun kabul edilir. 2) Meşru Savunma/Zorunluluk Hali: Kişinin, kendisine veya başkasına yönelmiş bir suçu (tehdit, hakaret, şantaj) ispatlamak için başka bir imkanı olmaması ve ani gelişen bir durumda yaptığı kayıt, Yargıtay tarafından meşru bir delil olarak kabul edilebilmektedir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir.