TCK m. 158/2, 'Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi'nin de nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılacağını belirtmektedir. Bu suç tipinin (nüfuz ticareti benzeri dolandırıcılık), TCK m. 255'te düzenlenen 'nüfuz ticareti' suçundan temel farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80776

İki suç arasındaki temel fark, failin iddiasının 'gerçek' olup olmadığı ve 'aldatma' unsurunun varlığıdır. 1) Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m. 158/2): Bu suçta fail, aslında kamu görevlileri nezdinde bir hatırı veya etkisi olmamasına rağmen, 'varmış gibi göstererek' mağduru aldatır ve bu yalana dayalı olarak ondan menfaat temin eder. Suçun temelinde 'hile ve aldatma' vardır. Vaat edilen işin görülmesi mümkün değildir, çünkü failin böyle bir gücü yoktur. 2) Nüfuz Ticareti (TCK m. 255): Bu suçta ise failin, kamu görevlisi üzerinde nüfuzu olduğu iddiası 'gerçek olabilir' veya en azından fail bu nüfuzu kullanmaya gerçekten teşebbüs eder. Burada temel unsur aldatma değil, haksız bir işi yaptırmak için araya girme ve bu aracılık karşılığında menfaat temin etmektir. Fail, 'benim tanıdıklarım var, şu kadar paraya işini hallederim' diyerek menfaat alır ve gerçekten de o işi yaptırmak için girişimde bulunur. Kısacası, dolandırıcılıkta 'yalan' bir nüfuz satılırken, nüfuz ticaretinde 'gerçek veya denenmeye çalışılan' bir nüfuz satılmaktadır.