HMK m. 199'da 'elektronik ortamdaki veriler'in belge sayılacağı belirtilmiştir. Bir şirketin, işçisine başarı primi ödeneceğine dair şirket içi yazışmalarda (e-posta) bir taahhütte bulunması, ancak bu primin yönetim kurulu kararı gibi resmi bir onayla belgelenmemiş olması durumunda, işçi bu e-postalara dayanarak prim alacağı davası açabilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/5593 E. sayılı kararında bu durum 'güven sorumluluğu' ilkesi çerçevesinde nasıl değerlendirilmiştir?
Evet, açabilir ve kazanabilir. Yargıtay 9. HD'nin 2015/5593 E. sayılı kararında bu durum, 'güven sorumluluğu' ve 'hukuki görünüşe güvenin korunması' ilkeleri çerçevesinde ele alınmıştır. Karara göre, işveren vekili (genel müdür yardımcısı) konumundaki bir yöneticinin, şirket içi e-posta yazışmalarıyla işçiye prim ödeneceği yönünde bir beklenti ve güven yaratması, işvereni bağlar. HMK m. 199 uyarınca bu e-postalar 'belge' niteliğindedir. İşveren, kendi iç prosedürlerinin (yönetim kurulu kararı vb.) tamamlanmadığını ileri sürerek bu taahhüdünden dönemez. Çünkü işveren vekilinin beyanına güvenerek hareket eden işçinin bu güveni hukuken korunmaya layıktır. İşveren vekilinin (İş K. m. 2/4) bu sıfatla yaptığı işlemlerden doğrudan işveren sorumludur. Dolayısıyla mahkeme, resmi bir karar olmasa bile, işveren vekilinin yarattığı haklı beklentiye ve güven ilkesine dayanarak, e-postaları delil kabul edip işçinin prim alacağına hükmedebilir.