Eziyet suçunun (TCK m. 96) nitelikli halleri arasında, 'çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı' işlenmesi sayılmıştır. Bu nitelikli hal ile kasten yaralama suçunun aynı kişilere karşı işlenmesini düzenleyen TCK m. 86/3-b arasındaki ilişkiyi, suçların içtimaı açısından değerlendiriniz. Sanığın, üvey çocuğuna karşı sistematik olarak yaralama eylemlerinde bulunması durumunda hangi suçtan ve hangi hükümlere göre ceza verilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80732

Sanığın eylemleri 'sistematik ve sürekli' bir nitelik taşıyorsa, yani anlık bir öfke patlamasıyla işlenen tek bir yaralama fiilinden ibaret değilse, bu durumda eylem eziyet suçunu oluşturur. Kasten yaralama fiilleri, eziyet suçunun maddi unsurunu oluşturan hareketlerden sadece biridir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin Yargıtay 8. CD - Karar: 2012/20031), bu durumda eziyet suçu, kasten yaralama suçunu da içinde eriten (tüketen) bileşik bir suç niteliğindedir. Dolayısıyla faile ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilmez. Eylemin çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle faile, TCK m. 96/2-a'da düzenlenen nitelikli eziyet suçundan ceza verilir. Bu durumda TCK m. 86/3-b uygulanmaz. Yaralamanın ağırlığı ve fiillerin yoğunluğu, TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınır.