Bir kat malikleri kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, davacılar HMK m. 329 uyarınca davalı yöneticinin kötüniyetli olduğu iddiasıyla disiplin para cezası ve sözleşmesel vekalet ücreti talep etmişlerdir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/2074 E. sayılı kararında mahkemenin bu talepleri 'kötü niyet ispat olunamadığından' reddettiği görülmektedir. HMK m. 329'daki 'kötüniyet' unsurunun ispatı nasıl yapılır ve ispat yükü kime aittir?
HMK m. 329'daki 'kötüniyet' sübjektif bir unsur olup, ispatı zordur. Kötüniyet, bir kişinin zarar verme veya karşı tarafı haksız yere meşgul etme amacıyla hareket ettiğini bilmesi ve istemesidir. İspat yükü, kural olarak kötüniyetin varlığını iddia eden tarafa aittir (davacı için davalı, davalı için davacı). Kötüniyet, genellikle doğrudan delillerle değil, failin yargılama içindeki ve dışındaki tutum ve davranışlarından, eylemlerinin objektif sonuçlarından ve hayatın olağan akışından çıkarımlar yapılarak dolaylı yoldan ispatlanır. Örneğin, defalarca aynı konuda dayanaksız davalar açmak, gerçeği bildiği halde yalan beyanda bulunmak, delilleri karartmak gibi davranışlar kötüniyetin göstergesi olabilir. Yargıtay 20. HD kararında mahkemenin talebi 'ispat olunamadığından' reddetmesi, ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının bu yükü yerine getiremediği kabulüne dayanmaktadır. Mahkeme, sunulan delilleri takdir ederek kötüniyetin ispatlanıp ispatlanmadığına karar verir.