Anayasa Mahkemesi'nin 'Ali Rıza Biber' başvurusunda, prime esas ücretin tespiti davasında Yargıtay'ın 'bozma ile kesinleşen ve karşı taraf lehine kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı' gerekçesi, AYM tarafından neden gerekçeli karar hakkının ihlali olarak görülmüştür? 'Usuli kazanılmış hak' ilkesinin, sonradan ortaya çıkan ve davanın sonucunu etkileyebilecek yeni bir delil karşısındaki durumunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80728

AYM'nin bu gerekçeyi ihlal olarak görmesinin sebebi, 'usuli kazanılmış hak' ilkesinin, sonradan ortaya çıkan ve önceki bozma kararında hiç tartışılmamış 'yeni bir delil'i kapsamamasıdır. Somut olayda, Yargıtay'ın ilk bozma kararı, o anki delil durumuna göre (iş müfettişi raporu ve imzalı bordrolar) verilmiştir. Ancak bu bozmadan sonra, başvurucunun lehine olan ve ücretini farklı tespit eden bir başka iş mahkemesi kararı kesinleşmiş ve bu yeni delil, temyiz aşamasında ilk kez ileri sürülmüştür. Yargıtay'ın ikinci onama kararındaki 'usuli kazanılmış hak oluştuğu' gerekçesi, ilk bozmadaki deliller için geçerli olabilir, ancak sonradan ortaya çıkan ve davanın seyrini değiştirebilecek bu yeni ve esaslı delili karşılamamaktadır. Mahkemenin, daha önce var olmayan ve tartışılmayan bu yeni delili de değerlendirip, neden sonuca etkili olmadığını veya usuli kazanılmış hakkın bu yeni delile rağmen neden geçerli olduğunu ayrıca ve özel olarak gerekçelendirmesi gerekirdi. Bu yapılmadığı için, başvurucunun esaslı bir delili ve argümanı cevapsız kalmış ve gerekçeli karar hakkı ihlal edilmiştir.