İnternet üzerinden işlenen dolandırıcılık suçunda, failin kimliğinin tespiti genellikle zordur. Soruşturma makamları, failin kullandığı IP adresini tespit etmiştir. Sadece bir IP adresinin, belirli bir abonelikle (örneğin ev interneti) eşleşmesi, o abonelik sahibi kişinin suçu işlediğinin kesin kanıtı mıdır? 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi bu durumda nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80727

Hayır, tek başına kesin kanıt değildir. Bir IP adresinin bir abonelikle eşleşmesi, o adresten suçun işlendiği anda internete çıkış yapıldığını gösterir, ancak o çıkışı kimin yaptığını (abonelik sahibi, aile bireyi, misafir veya bir hacker) ispatlamaz. Bu durum, özellikle ceza yargılamasında 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesinin uygulanmasını gerektiren tipik bir durumdur. Sadece IP adresi tespiti, mahkumiyet için yeterli bir delil değildir. Savcılığın ve mahkemenin, bu tespiti destekleyecek başka deliller de toplaması gerekir. Örneğin; failin kullandığı banka hesabının veya telefon numarasının sanıkla ilişkisi, sanığın bilgisayarında veya telefonunda suça ilişkin izlerin bulunması, tanık beyanları gibi ek delillerle IP tespiti desteklenmelidir. Eğer dosyadaki tek delil IP tespiti ise ve sanık suçu inkar ediyorsa, fiili sanığın işlediğine dair makul şüphe aşılamayacağı için, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.