HMK m. 199'da sayılan 'fotoğraf'ın belge niteliği ile HMK m. 290'daki 'bilirkişi raporu' arasındaki ilişkiyi, bir trafik kazası davası üzerinden açıklayınız. Kaza yerinde çekilmiş bir fotoğraf tek başına kazanın oluş şeklini ispatlar mı, yoksa bir bilirkişi tarafından yorumlanması mı gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80714

Kaza yerinde çekilmiş bir fotoğraf, HMK m. 199 uyarınca bir 'belge'dir ve önemli bir delildir. Ancak tek başına kazanın oluş şeklini, kusur oranlarını veya teknik detayları ispatlamaya yetmeyebilir. Fotoğraf, 'olgunun' kendisini (araçların konumu, hasarın yeri vb.) gösterir, ancak bu olgunun hukuki anlamını (kimin kusurlu olduğu, hızın ne kadar olduğu vb.) ortaya koymaz. İşte bu noktada bilirkişi raporu (HMK m. 266 vd.) devreye girer. Bilirkişi, özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olur. Trafik kazası konusunda uzman bir bilirkişi, kaza yerindeki fotoğrafları, fren izlerini, araçlardaki hasarı ve diğer verileri birlikte değerlendirerek kazanın oluşumu ve tarafların kusur oranları hakkında teknik bir görüş bildirir. Dolayısıyla fotoğraf, bilirkişinin değerlendirme yapacağı temel materyallerden biridir. Fotoğraf 'vakıayı' tespit eder, bilirkişi ise bu 'vakıayı' yorumlayarak mahkemenin hukuki sonuca ulaşmasına yardımcı olur.