Bir tanığın, mahkemenin yargı çevresi dışında ancak yurt içinde bir yerde bulunması halinde, HMK m. 259/4 uyarınca istinabe ile dinlenmesi mümkündür. Peki, tanık yurt dışında ise, dinlenmesi nasıl sağlanır? Bu durumda hangi hukuki mekanizmalar devreye girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80701

Tanık yurt dışında ise, dinlenmesi için 'uluslararası adli yardımlaşma' (hukuki istinabe) mekanizmaları devreye girer. Bu süreç, HMK'dan ziyade, Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı uluslararası sözleşmeler (örneğin; 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi, 1970 tarihli Hukuki veya Ticari Konularda Yabancı Ülkelerde Delil Sağlanması Hakkında Lahey Sözleşmesi) ve 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu'nun hukuki işbirliğine ilişkin kıyasen uygulanabilecek hükümleri çerçevesinde yürütülür. Usul şöyledir: Davanın görüldüğü Türk mahkemesi, bir 'istinabe talepnamesi' düzenler. Bu talepname, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla, tanığın bulunduğu ülkenin yetkili adli makamına diplomatik yollarla iletilir. Yabancı ülke makamı, kendi iç hukukuna göre tanığı dinler ve ifade tutanağını yine diplomatik kanallarla Türk mahkemesine gönderir. Bu süreç, iç hukuktaki istinabeden çok daha uzun ve karmaşıktır.