Bir kamu görevlisinin, görevi gereği kendisine tevdi edilen bir parayı kişisel bir borcunu ödemek için bir hafta kullandıktan sonra, herhangi bir soruşturma başlamadan yerine koyması eylemi 'kullanma zimmeti' (TCK m. 247/3) midir? Bu eylem ile TCK m. 248'de düzenlenen 'etkin pişmanlık' arasındaki farkı, suçun tamamlanma anı ve failin kastı açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80686

Evet, bu eylem tipik bir 'kullanma zimmeti' örneğidir. Kullanma zimmeti ile etkin pişmanlık arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Failin Kastı: Kullanma zimmetinde, failin baştan itibaren kastı parayı veya malı 'geçici olarak kullanıp iade etmektir'. Failin temellük, yani kalıcı olarak mal edinme kastı yoktur. Etkin pişmanlıkta ise, fail suçu 'temellük kastıyla' işler, yani zimmet suçunu tamamlar, ancak suç tamamlandıktan sonra pişman olarak zararı giderir. 2) Suçun Tamamlanma Anı: Kullanma zimmeti, paranın veya malın kullanılmasıyla tamamlanır ve iade ile sona erer. Etkin pişmanlık ise, basit veya nitelikli zimmet suçu 'tamamlandıktan sonra' gündeme gelen bir şahsi ceza indirim sebebidir. Somut olayda, failin kastı geçici kullanmaya yönelik olduğu ve iadeyi kendiliğinden yaptığı için eylem kullanma zimmetidir. Eğer parayı kalıcı olarak almak niyetinde olup, sonradan yakalanma korkusuyla veya pişmanlıkla iade etseydi, bu durumda basit zimmet + etkin pişmanlık söz konusu olurdu.