Bir cezaevinde, koğuş temsilcisi ve arkadaşlarının diğer mahkumlara baskı kurarak sabah kahvaltısı almalarını engellemeleri, yüksek sesle konuşmayı yasaklamaları ve kurallara uymayanları dövmeleri eylemleri, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/1003 sayılı kararında nasıl nitelendirilmiştir? Bu kararda 'süreklilik' unsurunun eziyet suçunun oluşumundaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80680

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/1003 sayılı kararında, bu eylemler bir bütün olarak 'eziyet suçu' (TCK m. 96) olarak nitelendirilmiştir. Kararda, sanıkların eylemlerinin tek bir olaya özgü olmadığı, sistematik bir baskı ve kontrol mekanizması kurarak belirli bir zaman dilimi içinde 'süreklilik' gösterdiği vurgulanmıştır. Eziyet suçunun temel unsuru, fiillerin ani ve münferit olmayıp, belli bir süreçte devamlılık arz etmesidir. Somut olaydaki kahvaltıyı engelleme, yasaklar koyma, tehdit etme ve belirli aralıklarla dövme gibi birden çok ve farklı nitelikteki eylemin bir araya gelerek belirli bir süre devam etmesi, eylemlerin münferit yaralama veya tehdit suçları olmaktan çıkıp, mağdurların bedensel ve ruhsal acı çekmesine yönelik sistematik bir davranış bütünü, yani eziyet suçunu oluşturduğunu göstermektedir. 'Süreklilik' unsuru, bu eylemleri tek bir eziyet suçu potasında eritmektedir.