Ceza yargılamasında sanığın savunmasının 'hayatın olağan akışına aykırı' veya 'suçtan kurtulmaya yönelik' olduğu şeklindeki gerekçelerle, sanığın delil toplama taleplerinin reddedilmesi, AYM'nin 'Tamer Karataş' (B. No: 2020/3612) ve 'Mustafa Doğan' (B. No: 2019/11137) kararları ışığında adil yargılanma hakkı kapsamında nasıl değerlendirilmelidir?
AYM'nin yerleşik içtihatlarına göre, bu tür gerekçeler 'ilgili ve yeterli' kabul edilmemektedir ve silahların eşitliği ile gerekçeli karar hakkını ihlal etmektedir. 'Hayatın olağan akışına aykırı' veya 'suçtan kurtulmaya yönelik' gibi soyut, genel geçer ve varsayıma dayalı ifadeler, sanığın somut delil toplama taleplerini karşılamaktan uzaktır. Sanığın savunması mahkemeye inandırıcı gelmeyebilir, ancak bu durum, savunmayı destekleyebilecek veya çürütebilecek somut delillerin araştırılmasından imtina etmek için bir gerekçe olamaz. Tamer Karataş ve Mustafa Doğan kararlarında da görüldüğü gibi, mahkemenin, sanığın sunduğu veya toplanmasını istediği ve davanın sonucuna etki edebilecek esaslı delilleri araştırmadan, sadece kendi kanaatine veya sanığın adli sicil kaydı gibi dava dışı unsurlara dayanarak bu tür soyut gerekçelerle talepleri reddetmesi, savunma makamını iddia makamı karşısında dezavantajlı duruma düşürür ve adil yargılanma hakkını zedeler.