TCK m. 158/1-f'de düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu ile TCK m. 142/2-e'de düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçu arasındaki temel ayrım nedir? Failin, mağdurun internet bankacılığı şifrelerini ele geçirip hesabından kendi hesabına para aktarması eylemi hangi suçu oluşturur? Mağdurun iradesinin rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80624

Bu iki suç arasındaki temel ayrım, mağdurun iradesinin hile ile fesada uğratılıp uğratılmadığı noktasındadır. Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f), 'hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp' onun rızasını sakatlayarak yarar elde etmeyi gerektirir. Burada aldatılan bir 'insan' vardır ve bu aldatma sonucu malvarlığında bir tasarrufta bulunur. Hırsızlık (TCK m. 142/2-e) ise, zilyedinin 'rızası olmadan' başkasına ait taşınır bir malı, bulunduğu yerden almaktır. Bilişim sistemleri yoluyla hırsızlıkta, mağdurun iradesini sakatlayan bir durum yoktur; fail, sisteme gizlice girerek, mağdurun haberi ve rızası olmaksızın malvarlığı değerini alır. Somut olayda, failin şifreleri ele geçirip para aktarması, mağdurun rızası ve bilgisi dışında yapıldığı için bu eylem, bilişim sistemleri kullanılarak işlenmiş 'hırsızlık' suçunu oluşturur. Eğer fail, mağduru arayıp kendisini banka görevlisi olarak tanıtarak şifreleri söyletseydi veya bir oltalama (phishing) sitesiyle mağdurun şifrelerini girmesini sağlasaydı, mağdurun iradesi hile ile fesada uğratılacağı için eylem 'dolandırıcılık' olurdu.