Eziyet suçu (TCK m. 96) ile işkence suçu (TCK m. 94) arasındaki temel fark, failin sıfatından kaynaklanmaktadır. Bu iki suçun maddi unsurları ('sistematik ve insan onuruyla bağdaşmayan fiiller') arasındaki benzerlik ve farklılıkları, kanun gerekçelerinden de yararlanarak açıklayınız.
Eziyet suçu ile işkence suçu arasındaki temel fark, failin sıfatıdır. İşkence suçunun faili ancak bir 'kamu görevlisi' olabilirken, eziyet suçunun faili herhangi bir kimse olabilir. Bu nedenle eziyet, 'sivil işkence' olarak da adlandırılır. Maddi unsurları ise büyük ölçüde benzerdir. Her iki suç da, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açan ve 'insan onuruyla bağdaşmayan' fiillerin 'sistematik' bir şekilde işlenmesini gerektirir. Ancak aralarında ince bir fark vardır: TCK m. 94'teki işkence tanımında, fiillerin 'kişinin algılama veya irade yeteneğini etkilemeye' yönelik olması da bir unsur olarak sayılmıştır. Eziyet suçunu düzenleyen TCK m. 96'nın gerekçesinde ise bu unsurdan söz edilmemektedir. Bu durum, işkence suçundaki fiillerin, mağdurun iradesini kırmaya yönelik daha özel bir amaç taşıyabileceğini, eziyet suçunda ise genel olarak acı çektirme ve aşağılama kastının yeterli olduğunu düşündürmektedir.