HMK m. 329'da düzenlenen kötüniyet veya haksız dava açma yaptırımları, davanın esasına girilmeden usulden reddedildiği durumlarda (örneğin görevsizlik, yetkisizlik, süre aşımı) uygulanabilir mi?
Bu konu tartışmalı olmakla birlikte, genel eğilim bu yaptırımların davanın esası hakkında karar verildiği durumlara özgü olduğu yönündedir. HMK m. 329, 'hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan' taraftan bahsetmektedir. Bir davanın 'hiçbir hakka dayanmadığı' tespiti, ancak davanın esasına girilerek maddi hukuka göre bir değerlendirme yapılmasıyla mümkün olabilir. Davanın görev, yetki veya süre aşımı gibi usuli nedenlerle reddedilmesi halinde, mahkeme davanın esasına, yani davacının haklı olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapmaz. Bu nedenle, davacının 'hiçbir hakkı olmadığı' veya 'kötüniyetli' olduğu tespiti de yapılamaz. Örneğin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/15072 E. sayılı kararında, mahkeme görevsizlik kararı vermiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır; bu süreçte HMK m. 329'un uygulanması gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla, HMK m. 329'un uygulanabilmesi için kural olarak davanın esastan reddedilmiş olması gerekir.