Cinsel taciz suçunun (TCK m. 105) nitelikli hallerinin (m. 105/2) takibi şikayete bağlı mıdır? Kanun metninde bu konuda açık bir hüküm olmamasının, 'reşit olmayanla cinsel ilişki' (TCK m. 104) suçuyla karşılaştırıldığında yarattığı yorumsal sorunu, `cinsel-taciz-sucunda-sifatin-ve-durumun-sagladigi-kolayliktan-faydalanma` metnindeki tartışma ışığında açıklayınız.
Kanun metninde, TCK m. 105/2'deki nitelikli hallerin takibinin şikayete bağlı olup olmadığı konusunda açık bir hüküm yoktur. Suçun basit hali (m. 105/1) şikayete tabidir. Uygulamada, nitelikli hallerin re'sen soruşturulduğu ve kovuşturulduğu görülmektedir. Ancak bu durum, kanun tekniği açısından yorumsal bir sorun yaratmaktadır. `cinsel-taciz-sucunda-sifatin-ve-durumun-sagladigi-kolayliktan-faydalanma` metninde de işaret edildiği gibi, kanun koyucu 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçunda (TCK m. 104), temel halin şikayete bağlı olduğunu belirtmiş, nitelikli halleri düzenleyen 2. ve 3. fıkralara ise 'şikayet aranmaksızın' ibaresini özel olarak eklemiştir. TCK m. 105'te ise böyle bir ayrım yapılmamıştır. Bu durumdan, 'mefhum-u muhalif' (karşıt anlam) yoluyla, kanun koyucunun özel olarak belirtmediği için cinsel tacizin nitelikli hallerinin de temel hal gibi şikayete tabi olmasını amaçladığı sonucu çıkarılabilir. Bu yoruma göre, nitelikli hallerin re'sen takibi, kanunilik ilkesine aykırı olabilir. Ancak mevcut Yargıtay uygulaması, bu hallerin re'sen takip edileceği yönündedir.