TCK m. 249, zimmet suçunda 'malın değerinin azlığı'nı bir indirim nedeni olarak düzenlemiştir. Bu indirim, suçun temel şekli (TCK m. 247/1) için mi, yoksa nitelikli hali (m. 247/2) için de uygulanabilir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/2568 E. sayılı kararında, nitelikli zimmet olarak değerlendirilebilecek bir eylemde TCK m. 249'un uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bozma sebebi sayılmıştır. Bu karardan ne sonuç çıkarılmalıdır?
TCK m. 249, 'zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı' ifadesini kullanarak, zimmet suçunun temel veya nitelikli halleri arasında bir ayrım yapmamıştır. Bu nedenle, kanunun lafzı ve 'lehe yorum' ilkesi gereği, değer azlığı indirimi hem basit zimmet (m. 247/1) hem de nitelikli zimmet (m. 247/2) suçları için uygulanabilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, zimmetin hileli davranışlarla işlenmesi nedeniyle nitelikli zimmetin unsurları tartışılırken, aynı zamanda zimmet miktarının azlığı nedeniyle TCK m. 249'un uygulanması gerektiğinin belirtilmesi, bu yorumu doğrulamaktadır. Sonuç olarak, mahkeme önce suçun basit mi yoksa nitelikli mi olduğunu tespit edecek, temel cezayı belirleyecek ve ardından, eğer zimmet konusu malın değeri az ise, bu temel ceza üzerinden TCK m. 249'daki indirimi uygulayacaktır. Değer azlığı, suçun niteliğinden bağımsız, cezanın bireyselleştirilmesine yönelik genel bir indirim nedenidir.