TCK m. 62'de düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmamasında, sanık hakkında 'etkin pişmanlık' hükümlerinin uygulanmamış olması veya sanığın 'susma hakkını' kullanması aleyhe bir faktör olarak değerlendirilebilir mi? Bu durumların, cezanın bireyselleştirilmesi süreciyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80548

Hayır, değerlendirilemez. `takdiri-indirim-nedenleri.html` metninin 'Son Söz' bölümünde de belirtildiği gibi, bunlar sanığın kanuni haklarıdır ve bu hakları kullanması aleyhine yorumlanamaz. 1) Etkin Pişmanlık: TCK'da belirli suçlar için öngörülmüş özel bir ceza indirim nedenidir. Sanığın bu yola başvurmaması, onun yasal bir seçim hakkını kullanmasıdır ve bu durum, genel bir indirim nedeni olan TCK m. 62'nin uygulanmasına engel teşkil etmez veya aleyhe bir durum olarak kabul edilemez. 2) Susma Hakkı: Anayasa (m. 38/5) ve CMK (m. 147/1-e) ile güvence altına alınmış temel bir savunma hakkıdır. Sanığın bu hakkı kullanması, pişman olmadığı veya suçlu olduğu şeklinde yorumlanamaz. Cezanın bireyselleştirilmesi, sanığın kanuni haklarını kullanmasını cezalandırmak anlamına gelmez. Hakim, TCK m. 62'yi uygularken, bu tür yasal hakların kullanımını değil, kanunda sayılan 'yargılama sürecindeki davranışları' gibi somut ve objektif tutumları (duruşma düzenini bozma, saygısızlık vb.) dikkate almalıdır.