TCK m. 249'un uygulanmasında 'değerin azlığı' kriteri objektif bir parasal sınıra mı bağlıdır, yoksa her somut olayın özelliğine göre değişen göreceli bir kavram mıdır? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/1197 E. ve 2014/7777 E. sayılı kararlarında 'suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü'ne yapılan atfın bu konudaki anlamını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #80541

'Değerin azlığı' kriteri, kanunda belirli bir parasal sınırla tanımlanmamış, hakimin takdirine bırakılmış göreceli bir kavramdır. Bu takdir, keyfi olmayıp objektif kriterlere dayanmalıdır. Yargıtay'ın kararlarında sürekli olarak 'suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü'ne atıf yapması, bu göreceliğin nasıl somutlaştırılacağını göstermektedir. Yani, aynı parasal miktar, yüksek enflasyon döneminde 'az' kabul edilebilirken, paranın değerli olduğu bir dönemde 'az' kabul edilmeyebilir. Değerlendirmede sadece nominal rakam değil, o rakamla suç tarihinde nelerin satın alınabildiği (alım gücü), asgari ücretle oranı, suçun konusunun niteliği ve olayın bütünlüğü gibi faktörler dikkate alınır. Örneğin, 2009 yılındaki 3995 TL'nin (Yargıtay 5. CD, E:2014/7777) 'az' kabul edilmesi, o tarihteki ekonomik koşullara göre yapılmış bir değerlendirmedir. Dolayısıyla, değer azlığı tespiti, her dava için suç tarihi baz alınarak yeniden yapılır.